Rüzgara karşı yürümeyin!

Soğuk havanın en çok kalp hastalarını etkilediğini, ani ısı değişiminin kalp krizine ve ölümlere neden olabileceğini söyleyen Kardiyolog Prof. Osman Akdemir, kalp hastalarına soğuk hava uyarısı yaptı, “Mümkün olduğunca dışarı çıkmasınlar, çıktıklarında da rüzgârı arkalarına alacak şekilde yürüsünler” dedi.
Kış aylarında oluşan hava kirliliği özellikle kalp ve yüksek tansiyon hastalarında ciddi tehlikelere neden oluyor. İnsan vücudunun iç ısısının sabit ve ortalama 36-37 derece olduğunu belirten Kardiyolog Prof. Dr. Osman Akdemir, soğuk havalarda vücutta bir takım değişiklikler oluştuğunu, deri damarlarının ısı kaybını azaltmak için fizyolojik olarak büzüştüğünü, kasların ise istemsiz olarak titreme ile ısı oluşumunu arttırdığını söyledi.

Bu durumda vücut sıcaklığını koruyabilmek için kalp daha fazla kan pompalıyor, neticede kalbin daha fazla oksijene ihtiyacı oluyor. Ayrıca kalp damarlarında büzüşme, kanın pıhtılaşmasında, nabız sayısında ve kan basıncında artmaya yol açıyor.

Bu nedenlye soğuk havalarda göğüs ağrısı, ritm bozuklukları, hipertansiyon atakları, kalp krizi ve ani ölümlerin görülme riskinin arttığını aktaran Prof. Akdemir, kalp hastalarına soğuk hava ile ilgili önemli uyarı ve önerilerde bulundu. İşte o öneriler:

SOĞUKTA AÇIK HAVA YERİNE EVDE SPOR YAPIN

“Her insan vücudunun soğuk havaya verdiği cevap farklı olabilir. Yaş, fiziksel durum, altta yatan kronik hastalıkların sayısı ve ciddiyeti soğuğa karşı verilen yanıtı etkiler. Hipertansiyon, damar tıkanıklığı, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, obezite, ailede kalp hastalığı öyküsü gibi risk faktörlerine sahip kişilerin kalp krizi riskinden korunmak için daha dikkatli olması ve kışa girmeden önce mutlaka yeni bir sağlık kontrolünden geçmesi gerekir.

Kalp ve tansiyon hastalığı olan hastalar kış mevsiminde fiziksel kondisyonu iyileştirmek için aktivitelere, yürüyüşlere devam etmeli, açık havada spor yapmak yerine evde veya spor salonlarında egzersizi tercih etmelidirler. Kış aylarında yapılan fiziksel aktivitelerde ortam ısısı, rüzgâr, ortamın nemi, soğuğa maruz kalınan süre, fiziksel aktivitenin şiddeti önemlidir. Soğuk havalarda rüzgâra karşı değil; rüzgârı arkanıza alarak yürümelisiniz. Kalp krizi geçirdiyseniz dumanlı, kirli, rüzgârlı soğuk havalarda olabildiğince dışarı çıkmamalı, çıkmak zorundaysanız mutlaka yanınıza dilaltı hapını almalısınız.

KOL AĞRISI DEYİP GEÇMEYİN!

Göğüs kafesinde huzursuzluk, baskı, ağırlık, yanma ve sıkışma gibi belirtilerde zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır. Ayrıca tek veya her iki kolda, sırtta, midede ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi gibi belirtiler de kalp krizinin işareti olabileceğinden ihmal edilmemelidir. Asla tok karnına egzersiz yapmayınız, yemeklerden sonra en az 2 saat geçmiş ve midedeki dolgunluk hissinin azalmış veya kaybolmuş olmasına dikkat ediniz. Özellikle soğuk havalarda yemeklerden hemen sonra mide doluyken egzersiz yapıp yediklerini eritme düşüncesi yanlıştır. Açık havada spor yapmak isteyenler için sabah erken saatler yerine havanın nispeten daha ılık olacağı öğlen saatleri tercih edilmelidir. Düzenli olarak egzersiz yapmıyorsanız; orta yaş ve üzerindeyseniz soğuk havalarda yeni egzersize başlayacaksanız öncesinde doktorunuza başvurmanız faydalı olacaktır.

ÇOK KALIN GİYİNMEYİN

Aşırı kalın giysiler giymek yerine, vücudu ısıtacak giysiler tercih edilmelidir. Isı kaybının büyük kısmı baş bölgesinden olduğu için soğuk havada uzun süre kalacak olan kişiler bere veya şapka kullanmalıdır. Isınmak için kesinlikle alkol alınmamalıdır. Alkol başlangıçta damarlarda genişlemeye neden olarak ısı artışı sağlayacaktır fakat bu durum hayati organlardan (kalp, beyin, böbrek gibi) ısı kaybına yol açacaktır. Soğuktan korunmak amacıyla sigara içilmemelidir. Sigara, sempatik sinir sistemi uyarılmasına bağlı olarak kalp hızını, kan basıncını, kalp debisini arttırır ve neticede kalp kasının oksijen ihtiyacı da artar. Ayrıca kalpte düzensiz atışlara, kalp krizine ve ani ölümlere yol açabilir.

GRİP İLACI KULLANIRKEN DİKKAT!

Enfeksiyonlar, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları, kalp hastalarında oldukça ağır seyrederek, kalp krizini ve kalp yetmezliğini tetikleyebilir. Kalp veya akciğer hastalığı gibi kronik hastalığı olan hastalar havalar iyice soğumadan sonbahar mevsiminde grip ve zatürre aşısını mutlaka yaptırmaları gerekir. Kalp hastalarının grip ilaçları kullanırken de dikkatli olması gerekir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı şikâyetleri için kış aylarında sıklıkla reçete edilen ilaçların çoğu tansiyon yükselmesine, ritm problemlerine ve kalp krizine yol açabilir. Kalple ilişkili yan etkilerinin fazla olması nedeniyle soğuk algınlığı ilaçlarının kalp hastalarında kullanımı sakıncalıdır.

C VİTAMİNİ HASTALIKTAN KORUR

Dengeli ve sağlıklı beslenme kalp sağlığı açısından büyük önem taşır. Kalp hastalığı olan hastalar beslenme şekillerini kış mevsimine göre düzenlemelidir. Hastalar kendileri için uygun dozu aşmayacak şekilde her çeşit besin tüketebilir. Kış aylarında yeterli miktarda C vitamini alınmalı ve kış meyveleri bolca tüketilmelidir. Soğuk havalarda kilo almamaya özen gösterilmelidir. Karbonhidratlar bakımından zengin bir diyet yerine; protein, yağ ve karbonhidrat oranları dengeli bir beslenme şekli benimsenmelidir.”

Share:

Author: co.admin