Hava Durumu Hakkında Bilmeniz Gerekenler

havadurumu

Hava Durumu Nasıl Tahmin Edilir?

Günlük hayatımızı en çok etkileyen şeylerden biri olan hava durumu için hava durumu nasıl tahmin edilir? Konusu hemen hepimizin aklına gelmiştir. Peki kurduğumuz planlar için ilk kontrol ettiğimiz şey olan hava durumu nasıl tahmin edilir? Yarın kalın giyinin ya da şemsiyenizi yanınızdan ayırmayın diyen yetkililer bu bilgileri bize neye dayanarak veriyor. Hava durumu tahmini 3 aşamadan oluşmaktadır.

Gözlem

Hava durumu tahminin en önemli aşaması gözlemdir. Gözlemler tek kaynaktan alınıp belirli bir kanıya varılıp paylaşılmaz. Yer gözlemleri, gemi gözlemleri, yüksek atmosfer gözlemleri, radar görüntüleri, uydu görüntüleri, otomatik meteoroloji istasyonları verileri gibi bir çok kaynaktan alınıp incelenip karar verilir. Yer gözlemleri kendi arasında sinoptik ve klimatolojik olmak üzere ikiye ayrılır ama hava durumu tahmini için sinoptik olan kullanılır. Hava durumu tahmin etme yöntemlerinden olan yer gözlemlerinde rüzgar yönü ve gücü, hava sıcaklığı, hava basıncı, yağış miktarı gibi bir çok bilgi öğrenilir. Yüksek atmosfer gözlemleri ise meteoroloji balonunun gökyüzüne salınmasıyla gerçekleşmektedir. Balonun altına bir cihaz bağlanır ve bu cihaz atmosferin farklı yüksekliklerinde ölçümler yapar. Yerden 35 kilometre yukarı çıkabilen bu balon atmosferdeki rüzgar, basınç, nem ve sıcaklığı ölçebilmektedir.

Analiz

Toplanan verilerin yer haritalarına işlenmesidir. Bu tür haritalar basınç, sıcaklık, havanın kapalılık miktarı, görüş uzaklığı, rüzgar yön ve hızı ile yağış gibi bilgileri içerirler. Atmosferin durumu gösteren değişkenlerden bir denklem kurulur ve bu verilerden yola çıkılarak matematiksel işlemler yapılır böylelikle gelecekteki hava durumu için bir tahmin sonucuna varılır. Bu işleme “Sayısal Hava Tahmini” denir.

Tahmin

Yapılan yer, uydu, radar analizlerinden ortaya çıkan sayısal tahmin, son defa bütün uzman ve tecrübeli personelin katıldığı toplantıda tekrar değerlendirilir ve kamuoyuna sunulur. Herhangi bir tehlike durumunda ilgili yerlere uyarılar gönderilir, denizlerimiz için Deniz Tahmin Raporları oluşturulur. Pek çok aşama sonucunda gerçekleşen hava durumu tahminlerine günlük, haftalık ve aylık olarak web sitemiz üzerinden ulaşabilir, yaşanan değişimleri en güncel şekilde gözlemleyebilirsiniz.

Kaç Çeşit Bulut Vardır?

Atmosfer üzerinde kristaller ve su damlacıklarının birleşmesi ile bulutlar meydana gelmektedir. Hava içerisindeki su buharının yoğunlaşması veya sisin buharlaşması ile meydana gelen bulut oluşumunun temeli, yerin ısınması, yere yakın sıcak havanın yükselmesine dayanır. Tüm görünür dalga boylarını yansıtan bulutlar, genelde beyaz renklidirler. Ancak çok kalın olmaları sebebiyle, güneş ışığını doğrudan geçiremedikleri durumlarda gri ya da siyah görünmeleri mümkündür.

Sırasıyla yükselme, soğuma ve yoğunlaşma gibi evreler neticesinde bulut oluşumu gerçekleşir. Sonrasında ise yüksekliklerine bağlı olarak bulut çeşitleri;

  • yüksek bulutlar
  • orta bulutlar
  • alçak bulutlar olarak sıralanabilir.

Deniz seviyesinden yüksekliklerine göre yapılan bu sınıflandırmada, yüksek seviye bulutlar 5-13 km, orta seviye bulutlar 2-7 km, alçak seviye bulutlar ise 0-2 km olacak şekilde gruplandırılmışlardır.

Temel olarak üç gruba ayrılan bulutlar kendi içlerinde farklı bulut çeşitleri barındırırlar. Peki kaç çeşit bulut var? Altastratüs, Stratüs, Kümülüs, Staratokümülüs, Kümülonimbüs, Nimbastratüs, Sirrokümülüs, Sirrostratüs, Altokümülüs, Sirrus olmak üzere toplamda 10 çeşit bulut vardır.

 

Bulut Çeşitleri

  • Genellikle geniş bir alana yayılan ve en alçak bulut tipi olan Stratüs gri tonlardadır. Atmosferin yere yakın kısmının soğumasıyla oluşurlar ve bu bulutlara dağ etekleri veya deniz kenarlarında rastlamak mümkündür.
  • Alçak seviye bulutlarından bir diğeri Kümülüstür. Üst kısımları beyaz alt kısımları daha koyu renkte olan bu bulutlar, çok soğuk havalarda bileşiminde buz kristalleri bulundurabilirler ve yağışlara neden olurlar. Bazı durumlarda Kümülüs bulutların yayılarak oluşturduğu Staratokümülüs bulutları, beyaz ya da gri katmanlı bulutlardır ve yağışa sebep olmazlar.
  • Alçak seviye bulutlarının sonuncusu Kümülonimbüs bulutları, koyu renkli ve büyüktürler. Sağanak yağışlara sebep olabilirler ve yukarı doğru büyüme özelliği gösterdikleri için alçak bulut seviyesinden yüksek bulut seviyesine kadar çıkabilirler.

 

  • Altostratüs, bulut çeşitleri içinden orta seviye bulutlardandır. Gri ya da mavi tonlarda, geniş bir alana yayılmış olan bu bulutlar, hafif yağmur ya da kar yağışına sebep olabilirler.
  • Nimbostratüs bulutları sürekli yağmur ve kar yağışına sebep olurlar. Yukarı doğru büyürler ve alçak seviden yüksek seviyeye kadar çıkabilirler. Gri renkli bu bulutlar güneşi örterler. Altostratüs bulutlarının kalınlaşmasıyla oluşurlar.
  • Orta seviye bulutlarının sonuncusu olan Altokümülüs, geniş bir hava kütlesinin yükselerek soğumasıyla oluşur. Beyaz veya gri tonlarda olabilirler. Sıcak havalarda fırtınaya sebebiyet verirler.

 

  • Yüksek bulut cinslerinden Sirrostratüs, ince tabakalı bulutlardır ve gökyüzünü kaplayabilirler. Ay ve güneşte haleler oluşturmaları mümkündür.
  • Sirrokümülüs bulutlar ise, tamamen beyaz renktedir ve havanın açık olacağını haber verirler.
  • Altokümülüs bulut parçalarının küçülüp yükselmesiyle oluşabilecekleri bilinmektedir.
  • Sirrus, en yüksekte bulunan bulut tipidir. İnce yapıda ve beyaz renktedirler. Sirrostratüslerin değişime uğramasıyla oluşabilecekleri bilinmektedir.

 

Kar Nasıl Oluşur

Doğa olaylarından olan karın yağması, çevreye yayılan bazı mikropların yok olması ve böylelikle hastalıkların azalması için önemlidir. Kimi zaman eğlenceli hale gelen kar yağışı bazı zamanlarda da günlük yaşamda zorluğa yol açmaktadır. Kar yağışı sonrasında eriyen kar taneleri yer altı ve yerüstünde su kaynakları yaratacağından var olan ekosistem üzerindeki etkileri oldukça fazladır. Bu yüzden kar nasıl oluşur sorusunun cevabı merak edilmektedir.

Bilimsel olarak kar oluşumu için birden fazla farklı hava koşulunun aynı anda ve hızlı sürede meydana gelmesi gerekir. Öncelikle hava ısısının ve hava akımının aynı ayna birbirini etkilemesi gerekir. Ayrıca bulunulan coğrafi bölgenin hem ekvatordan uzak hem de deniz seviyesinden yüksek olması, kar oluşumunu etkileyen önemli faktörlerdir. Yeryüzündeki çeşitli kaynaklarda bulunan su, doğası gereği buharlaşarak hava akımına karışır ve aynı anda birden fazla hava etmeninin birleşmesiyle, küçük toz parçacıklarının yoğunlaşmasına yol açar. Yoğunlaşan toz parçacıkları hava ısısının düşmesi sonucu donar ve böylece donan toz parçacıklarının bazıları yeryüzüne inerek kar yağışı gerçekleşmiş olur.

Kar Oluşum Biçimi ve Türleri

Havadaki bulut oluşumunu sağlayan su tanelerinin zaman içerisinde havadaki değişimlere bağlı olarak, ince buz parçalarına dönüşmeleri kar oluşumu şeklinde kendini göstermektedir. İnce buz şekline dönüşürken, dönüşüm hızı oldukça hızlı tamamlanır. Yani su tanesi hemen donarak yağmur halini almadan kar şeklini alır. Bunun olabilmesi için bazı hava etmenlerinin bir arada ve hızlı bir şekilde oluşması gerekir. Isının düşük olması ve hava akımı sayesinde kar oluşumu meydana gelir. Yeryüzüne inen kar taneleri birbirinden farklı şekillerde ve çeşitlerde olabilir. Altıgen, yıldız, çiçek yada iğnecik şekillerine benzeyen biçimlerde olabilir. Bununla birlikte, farklı çeşitteki kar taneleri; toz kar, tahıl kar, çürük kar, çözülmüş kar kabuğu, cam buz, güneş fincanı olmaktadır. Bu kadar farklı türdeki kar tanelerinin hepsi yeryüzüne ulaşmaz. Bazıları yeryüzüne iner, bazıları ise yeryüzüne inmeden ve tam oluşumunu sağlamadan yok olur. Kar yağışı şekli de kar biçimleri gibi birbirinden farklıdır. Lapa lapa, kuru kar, sulusepken, bulgur ve tipi bu yağış şekillerine örnek verilebilir.

 

Kuraklık Neden Olur?

Kuraklık, herhangi bir bölgedeki nem miktarının azlığına bağlı oluşan su kıtlığıdır. Genellikle uzun zaman dilimlerinde gerçekleşir ve uzun bir dönemi kapsar. Yağışların azalması sonucu arazi ve su kaynaklarının olumsuz etkilenmesi ile sonuçlanan bir doğa olayıdır. Kuraklığın nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

  • Kuraklık yaşanan bölgedeki yüksek sıcaklıkların nem dengesini etkilemesi veya bozması,
  • Yağış azlığı, sıcaklık artışı ve nem dengesindeki değişim,
  • Bölgeden bölgeye değişiklik gösteren hava basıncı, yükseklik, enlem ve coğrafi yapı,
  • Doğal yaşamın tahrip edilmesi kuraklığa sebep olan antropojenik etkiler,
  • Yer altı sularının kirletilmesi ve kaynakların kurutulması, atık suların geri dönüşümünün gerçekleştirilmemesi,
  • Sanayi atıklarının çevreye atılması,
  • Yağmur toplayan bitki örtüsünün tahribi,
  • Motorlu taşıt egzozları, sanayi bacalarından atmosfere salınan zehirli gazlar,
  • İnsanların doğaya verdikleri zarar ile küresel hızlanma sürecinin hızlanması.

Kuraklık Çeşitleri

Doğal afetler içinde en tehlike yaratacak olanlardan kuraklık, üç temel şekilde gerçekleşir. Kuraklık çeşitleri;

  • Meteorolojik kuraklık: Meteorolojik kuraklık uzun zaman dilimlerinde yağışlarda ciddi miktarda düşüş yaşanması şeklinde gerçekleşir. Nem oranında düşüşe sebep olan yağış azlığı ile kuraklık başlangıcı şiddetini arttırarak farklı bölgelere yayılım gösterir. Aylık ve yıllık yağış miktarlarında önemli değişiklikler görülmesi bu tarz kuraklıkların görülmesinin ana nedenidir.
  • Tarımsal kuraklık: Meteorolojil ile direkt olarak bağlantılı olan tarımsal kuraklık, toprak bünyesine yetirince su alınamamasından kaynaklanır. Bünyesinde yeterince su bulundurmayan toprak, bitkilerin büyümesini engelleyerek ürünlerin kuruması ve hasat azlığı ile sonuçlanır. Yıl boyunca yeterince yağışın olmaması tarımsal kuraklığın oluşmasına sebebiyet verir.
  • Hidrolojik kuraklık: Yüzeyde gerçekleşen su birikimi, yeraltı su kaynaklarının olumsuz etkilenmesi, yağışlardaki dengesizlikler hidrolohik kuraklığı meydana getirmektedir. Hidrolojik kuraklık, meteorolojik kuraklığının devamı şeklinde gerçekleşir. Devamlılık gösteren yağış azlığı nedeniyle son olarak hidrolojik kuraklık meydana gelir.

Kuraklığı Önleme Yolları

Kuraklık neden olur sorusunun cevaplarının bilincine varmak, kuraklığı engellemek için atılan ilk adımdır. Kuraklığın temelini oluşturan yağış azlığını ortadan kaldırmak için hidrolojik ve meteorolojik takip gerçekleştirilmesi etkili olacaktır. Kuraklığa neden olabilecek ağaç azlığının önlenmesi ve ormanlık alanların arttırılması kuraklığın önüne geçmek için basit ama en etkili yöntemdir. Uzun zamanda ortaya çıkan kuraklığın etkileri, başlangıçta önemli gibi görünmezken ilerleyen dönemlerde tüm canlıların hayatını tehdit eder hale gelecektir.

 

Mevsimler Nasıl Oluşur ?

Coğrafya konularının en temelinde yer alan mevsimler nasıl oluşur ? sorusu, birçok insan tarafından merak edilmekte ve çeşitli araştıramalar yapmalarına neden olmaktadır. Mevsim oluşumu ile gece ve gündüz arasında temel bir bağlantı bulunmaktadır. Bu durumların birbirini tetiklemesi, gece ve gündüz ile birlikte mevsim oluşumunun gerçekleşmesini sağlamaktadır. Ortaya çıkan ve oluşan bağlantı dört mevsimin oluşmasını sağlamaktadır. Belirli bir sistem doğrultusunda oluşan bu mevsimler, on iki ay içinde farklı aylara bölünmekte ve sınıflandırılmaktadır.

Mevsimlerin oluşması geniş bir tabirle şu şekilde açıklanabilir. Yörünge, dünyanın güneş etrafındaki düzenli ve periyodik bir şekilde dönmesi ile oluşan çizgiye verilen isimdir. Belirli bir düzene sahip olan bu sistemde, dünya güneşin etrafında dönerken, gündüz ve gece süre farklılıklarını ortaya çıkartmaktadır. Bu süre farklılıkları ve dünyanın güneş etrafında dönüşü sırasında oluşan sıcak ya da soğuk havalar, dört mevsimin oluşmasını sağlamaktadır. Dünya güneş etrafında dönme hareketini tamamlarken, farklı açılar ortaya çıkarmakta ve bu durum, güneşten alınan ısı miktarında farklılıklar oluşmasına neden olmaktadır. Meydana gelen bu ısı değişiklikleri, özellikle ılıman bölgelerde daha çok hissedilirken, ekvator bölgesinde hissedilen etki oldukça düşüktür. Kutup bölgeleri ise mevsimlerden etkilenmeden her durumda soğuktur.

Mevsimler Nelerdir ?

Bir sene on iki aydan oluşmaktadır. Bu ayların genel bir sistem dahilinde, dörde bölünmesi sonucunda her üç ay bir mevsimi oluşturmaktadır. Son dönemlerde tüm dünya üzerinde yaşanan iklim değişiklikleri, mevsim döngüsü üzerinde sapmalar meydana getirse de, her zaman ilk olarak belirlenmiş olan standart kriterleri ön planda tutulmaktadır. Kış mevsimi 21 Aralık- 21Mart arasında, ilkbahar mevsimi 21Mart- 21 Haziran arasında, yaz mevsimi 21 Mart- 23 arasında ve sonbahar mevsimi ise 23 Eylül- 21 Aralık arasında yaşanmaktadır. Mevsim değişikliklerinin sonucunda, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde değişiklikler yaşanır, birçok canlı sıcak bölgelere göç eder ve birçok bitki yaz aylarında canlanmaya başlar. Mevsim döngüsünün normal bir şekilde ilerlememesi sonucunda ise bölgeler tek bir iklimi yaşamak zorunda kalır, sıcak ya da soğuk havaya bağlı hastalıklar ortaya çıkar, tarım ve hayvancılık faaliyetleri ise olumsuz bir şekilde etkilenir.

Mevzi Yağış Nedir?

Hava değişimindeki farklı bileşenlerin aynı anda meydana gelerek bulutlarla birlikte oluşturdukları yağışların kendi içlerinde farklı türleri vardır. Özellikle günlük yaşamı etkileyen ve hayati risk unsuru oluşturan sel ve su baskınlarına yol açan mevzi yağış nedir? Aniden ve aşırı derecede şiddette ortaya çıkan mevzi yağış, yağmış olduğu bölgede çok kısa süre içinde yağış bırakarak sele yol açan yağış türü olmaktadır. Koyu renkli bulutların ani hava değişim etkenleriyle birleşmesiyle oluşur. Çok hızlı bir şekilde ve birden sağanak yağış biçimindedir. Ani su baskınlarına ve sele neden olur. Cephesel ve bölgesel olarak sağanak şeklinde yağan mevzi yağışlar genellikle coğrafi bölge açısından bakıldığında deniz kenarına yakın yerlerde oluşmaktadır.

Mevzi yağışta yağan yağmur çok hızlı bir şekilde oldukça çok miktarda yağmaktadır. Fakat bu yoğunluk kısa sürmektedir. Mevzi yağış, bazı hava etmenlerinin aynı anda birleşerek oluşmasıyla meydana gelir. Aniden hava ısısının düşmesi ve hava basıncının aniden değişiklik yaratmasıyla birlikte mevzi yağış otaya çıkar. Mevzi yağışın süresi çok uzun olmamakla birlikte, yağış miktarı oldukça fazla olmaktadır. Mevzi yağışta şimşekler ve yıldırımlar da etkisini gösterir. Koyu renkli yağmur bulutlarının, ani hava ve ısı değişimleriyle birlikte, bölgesel olarak yoğun miktarda yağış bırakıldığında oluşan mevzi yağış, en fazla yirmi dakika sürmektedir. Sağanak şeklinde yağan bu yağmur süresinin kısa olması ve yağan yağmur miktarının çok olması en önemli özelliğidir. Mevzi yağış yağan yağmur miktarının yoğunluğu ve süresine göre hafif, şiddetli ve çok şiddetli olarak nitelendirilir.

Mevzi Yağış Süresi

Mevzi yani cephesel şekilde yağan mevzi yağışta yağan yağmurun yoğunluğu ve miktarı oldukça etkiliyken, yağış süresi kısa olmaktadır. Mevzi yağış ile hızlıca ve aniden yağan yağmur taneleri, dakikalar dolmadan sona erer. Kısa sürmesiyle birlikte yağan miktarın fazla olması günlük yaşamı olumsuz etkiler. Mevzi yağışın en önemli özelliği süresidir. Bununla birlikte, süresinin kısa olması ve sürpriz bir şekilde aniden başlaması ve yine aniden birden bire kesilmesinin nedeni, bu yağışa sebep olan hava etmenlerindeki ani değişikliklerdir. Yağışın aniden başlayıp bitmesiyle gökyüzündeki koyu renkli bulutların varlığı da aniden değişmekte ve normale dönmektedir.

 

Sağanak Yağış Nedir?

Sağanak yağış nedir? Sorusuna ani yağmur geçişidir cevabı verilebilir. En önemli özelliği aralıklarla aniden başlamasıdır. Sadece belirli bir bölgeyi etkilediğinden, mahalle arası farklar bile oluşturabilmektedir. Özelliği nedeniyle kısa sürmesi öngörülen bu yağış şekli, küresel ısınmanın getirdiği sonuçlara bağlı olarak artık uzun da sürebilmektedir. Birden başlayıp sele neden olabildiği gibi hafifçe yağarak durması da söz konusu olabilmektedir.

Üç çeşit yağış türü görülebilmektedir; yükselim (konveksiyonel), yamaç (orogrofik) ve cephe (frontal) yağışları. Sağanak yağış konveksiyonel yağış türünün bir çeşidi olarak bilinmektedir. Güneşli ve rüzgarsız bir ortamda hava birden yükselmeye ve soğumaya başlar. Belirli bir mesafeye ulaştığında nem yoğunlaşarak yağmur halinde yüzeye düşer. Ani ve çok geçişli olmasının nedeni budur.

Sağanak Yağış Nasıl Oluşur?

Sağanak yağış nedir? Sorusunun cevabını oluşturan ve yağmasına neden olan bulut kümesi kümüliform bulutlarıdır. Yükselen hava parçasının sıcaklığı geçtiği yerlerdeki havadan daha sıcak olduğu müddetçe yükselmeye devam eder. Denge seviyesine, yani aynı sıcaklığa sahip olduğu yerde durur ve aşağı doğru yağış başlar. Bu denge seviyesine ne kadar yüksekte erişilirse kümülonimbüs bulutları da dikey olarak daha fazla yoğunlukta oluşacak ve ani yağış geçişleri daha sert ve sık olabilecektir. Eğer yükselen hava parçası ile çevresel sıcaklık farkı fazla ise dolu, hortum oluşumu kaçınılmaz olacaktır. Sağanak yağış beklenmeyen ve aniden ortaya çıkan bir yağış türüdür. Kısa ve uzun olmasından daha önemli bir kıstas ise şiddetidir. Çok kısa zamanda çok fazla hasara sebep olabildiği pek çok yerde gözlemlenmiştir.

Sağanak Yağış Etkileri Nelerdir?

Sağanak yağış nedir? Etkileri nelerdir? sorusunun örnekleri pek çok bölgede ağır hasarlarla yaşanmıştır. Aniden, çok sert ve yoğun olarak başlayıp sellere, ağaç devrilmelerine, nehir taşmalarına, araç ve bina hasarlarına ve nadiren yaralanma ve can kayıplarına sebep olabilmektedir. Pek çok aralıklarla durup, tekrar başlayabilmektedir. Her mevsimde bu ani yağmur geçişlerine rastlanabilmektedir. Fakat teknolojideki gelişmeler sağanak yağış ile ilgili meteorolojik tespitleri artık mümkün kılmaktadır. Meteoroloji, hangi bölgelerde görüleceği, şiddeti ve ne kadar süreceği konusunda uyarılarda bulunarak, herkesin bu yağışı minimum zararla atlatmasını sağlamaktadır. Web sitemiz üzerinden güncel hava durumlarını takip ederek sağanak yağış gerçekleşecek dönemlerde önleminizi alarak kayıplarınızı minimuma indirebilirsiniz.

Şimşek Nedir?

Bulutların yüksek miktarda pozitif ya da negatif elektrik yük ile yüklenmesi ve bu yükün boşanması sonucu meydana gelen doğa olayı şimşek nedir sorusuna verilebilecek en temel cevaptır. Şimşek olayının gerçekleşmesinin önceden tahmin edilmesi oldukça zordur ancak bazı hava koşullarında gerçekleşme ihtimalinden bahsedilebilir.

Şimşekler, bulut ile yeryüzü arasındaki bu elektrik yükü alışverişi sonucu gerçekleşir. Yani şimşekleri, elektrik yüklü iki bulut veya bulut ile yeryüzü arasında meydana gelen elektrik boşalması olarak tanımlayabiliriz.

Şimşek Nasıl Oluşur?

Yağmurun yağmaya başlaması ile yer düşmeye başlayan yağmur damlaları pozitif yük (+) ile yüklenirken, çevredeki hava ise negatif yük (-) ile yüklenir. Yere düşme esnasında çevresindeki nem ile yoğunlaşarak büyüyen yağmur parçaları, rüzgarın etkisiyle bölünürler. Bölünen bu damlalar da pozitif (+) elektrik yüküyle yüklenirler fakat bu damlacıkların yükleri, yere düştüklerinde gerilim yaratacak kadar fazla değildir. Bu damlacıkların devamlı yükselip alçalan hava akımıyla karşılaşması durumunda, pozitif (+) yüklü parçacıklar defalarca düşme ve yükselme sebebiyle havadaki elektrik akımının çok fazla artmasına sebep olurlar ve negatif (-) yüklü bulutlara bu elektrik yükünü boşaltarak şimşeğe sebep olurlar. Böylelikle şimşek çakması gerçekleşir.

Şimşek İle Yıldırım Arasındaki Fark

Yıldırımlar, şimşeklerin aksine sadece bulut ile yeryüzü arasında gerçekleşen yük boşalmasıdır ve tehlikeli olabilirler. Yağış esnasında buluttan düşen pozitif (+) yüklü damlalar, yer yüzündeki pozitif (+) yük geriliminin artmasına sebep olurlar. Gerilimin en yüksek noktaya geldiği anda negatif (-) yüklü bulut ile pozitif (+) yüklü yeryüzü arasında bir elektrik boşalması meydana gelir. Bu elektrik boşalması genellikle yerden buluta doğru olmaktadır. Şimşek nedir sorusundan sonra akla ilk gelen yıldırım olayı bu şekilde gerçekleşir.

Gök Gürültüsünün Şimşek İle İlişkisi

Gök gürültüsü gerçekleşmeden önce yıldırım veya şimşek çakması gerçekleştiğini görülmektedir. Bunun sebebi, ses hızının ışık hızından çok daha yavaş olmasıdır. Şimşek çaktıktan sonra, oluşan elektrik boşalması sebebiyle çok yüksek derecelere kadar ısınan havanın basıncı artmaya başlar ve bununla birlikte sıcaklığı da artar. Artan sıcaklık, havanın genleşmesine sebep olur ve bu hızlı genleşme sonik patlamaları oluşturur. Bu patlamalar da gök gürültüsü adı verilir.

 

Share:

Author: admin